Park Cinayetleri – Armağan Tunaboylu

Kitap Hakkında Düşünceler

Kitap, alışık olduğumuz klasik bir Metin Çakır polisiyesi. Kahramanımız kendisini, işlemediği bir cinayetle suçlanmakta bulur, peşine polis ve mafya düşer, Metin Çakır bir yandan onlardan kaçarken bir yandan da ekürisi Dursun’dan aldığı destek ile cinayeti çözer, kendisini temize çıkartır.

Kolay okunan, bol güldüren, keyifli bir kitap yazmış Armağan Tunaboylu; üstelik Gezi Parkı olaylarını vicdanlı bir şekilde işleyerek de günceli yakalamış; tarihe acı bir not düşmüş. Metin Çakır’ın kadınlara karşı işlediği şiddetin dozu düşürülmüş, bence iyi de edilmiş. Ayrıca, tarikat adı altında malum yapının işlenişi de on numara; gayet de güzel irdelenmiş yaşanan olaylar. Katilin kimliği ise cuk oturmuş. Ne yazık ki kitap hakkındaki olumlu notlarımız burada sona eriyor.

İlk eleştiri, kurgu üzerinden gelsin; biz bıktık, yazar bıkmadı Karakol Cinayetleri dışında aynı kurguyu tekrar etmekten; Metin Çakır işlemediği bir cinayetten dolayı aransın, peşine hem polis hem mafya düşsün; bu arada Dursun’dan cep telefonu alıp Neşe’nin de desteği ile olayı çözsün. Böyle olunca yeni kitap yazmanın ne gereği var; iskelet aynı nasıl olsa; olayları değiştir, aynı kitabı bir daha bir daha yaz. Yazarın artık daha orijinal bir kurgu bulması lazım, biz okuyucuya da ayıp oluyor.

İkinci eleştirimiz tutarlılık kaygısı ile gelsin; bir önceki kitap olan Karakol Cinayetleri’nde Asım Abi, emekli olup karakoldan ve polislikten ayrılmıştı; şimdi hiç bir açıklama yapmadan onu yine aynı karakolda aynı görevde göstermek okuyucuya saygısızlık; önemli bir devamlılık hatası; yakışmamış. Gerçi Tunaboylu bu hususa hafifçe s. 167’de değiniyor ama açıklama ne yeterli ne de mantıklı.

Üçüncü eleştirimiz, dizinin en başından bu yana sadece Metin Çakır üzerinden ilerlemesi ve karakter fakirliği. En baştan bu yana, hikaye sadece Metin Çakır üzerinden yürüyor, Neşe, Asım Abi, Dursun gibi yan karakterler hiç işlenmiyor, bu da bir yerden sonra seriyi sıkıcı hâle getiriyor. Halbuki hepsi orjinal karakterler, Karakol Cinayetleri’nde dahi, Asım Abi sadece olaylar gerektiğinde sahneye girip çıkan bir karakter; halbuki olay biraz da onun üzerine kurulu. Biz istiyoruz ki şu yan karakterler kitapta, kendilerine ayrılan bölümler içerisinde biraz daha işlensin, tanıyalım onları, kim olduklarını, nereden geldiklerini bilelim; başlarından bir şeyler geçsin; ana hikayeye olumlu ya da olumsuz etki etsinler; kendi ağızlarından konuşsunlar; bunlar hep eksik, inşallah bir dahaki kitaba.

Son eleştirim ise neredeyse her kitabın, eski polisiyelerin klişesi olarak, Metin Çakır’ın herkesi topladığı mekanlarda olaylar açıklanarak bitmesi; bir noktadan sonra bayıyor bu kurgu.

Sonuç olarak, bence serinin iyi kitaplarından bir tanesi olarak yerini alıyor bu hikaye; her sene yeni macera çıksa her sene alınır ve okunur; bol bol da gülünür; rahatlıkla alınıp okunmasını tavsiye ediyorum; Armağan Tunaboylu her kitapta çıtayı biraz daha yükseltiyor, umalım ki yeni Metin Çakır macerası için çok beklemeye gerek kalmaz. 7.5/10 diyorum.

1 thought on “Park Cinayetleri – Armağan Tunaboylu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.